Etnografya Müzesi kurtuluş savaşındaki yeri

Ankara’da bulunan Etnografya Müzesi 1925 yılındaki Bakanlar Kurulu kararıyla yapılmaya başlanmış ve 1930 yılında tamamen hazır hale getirildikten sonra ziyarete açılmıştır. Bu müze kurtuluş savaşından hemen sonra yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti tarafından hizmete açılmıştır. Müzede geçmiş dönemler ait birçok eser bulunmasına rağmen bu müzeyi özel kılan sebep çok farklıdır. Kurtuluş Savaşının komutanı ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938’de vefat etmiştir. Vefatından 10 gün sonra yani 21 Kasım 1938 ‘de Atatürk’ün cansız bedeni bu müzeye getirilmiştir ve 10 Kasım 1953’e kadar burada kalmıştır. Bundan dolayı bu müze Kurtuluş Savaşı ve yeni Türk Devletinin kuruluşu açısından büyük öneme sahiptir.

Etnografya Müzesinin mimarı, Cumhuriyet döneminin de ilk mimarlarından olan Arif Hikmet’tir. Bina tek kubbeli ve dikdörtgen şeklindeki mimarisi ile dikkat çekmektedir. Müzenin bulunduğu binaya girebilmek içi 28 basamaktan oluşan merdivenin çıkılması gerekmektedir. Kapıdan giriş yapıldıktan sonra binada kullanılan farklı mimari dikkat çekmektedir. İlk yapıldığında müzenin içerisinde bulunan ve iç avlu olarak adlandırılan bölümün üzeri açıktı. Fakat daha sonraki yıllarda Atatürk’ün mezarı buraya getirilmiş ve iç avlu biraz daha genişletilerek üzeri kapatılmıştır. Atatürk’ün kabrinden dolayı müzede yeni düzenlemeler yapılmış ve bu düzenlemeler ile iç avlunun yanında bulunan havuz iç avluya eklenerek iç avlunun alanı artırılmıştır.

Etnografya Müzesinde sergilenen eserlerin tamamı Türk tarihi ile ilgili olup, Selçuklu döneminden günümüze kadar birçok eser burada sergilenmektedir. Bu eserler genellikle Anadolu’da getirilmiştir. Halk giysileri, takunyalar, ayakkabılar, süs eşyaları, peşkirler gibi birçok eser burada sergilenmektedir. Bu eserlerin ortak noktası günlük hayatta kullanılıyor olmalarıdır. Bunlar dışında halk tarafından yapılan sanatsal değeri olduğu bilinen dokuma halılar gibi eserlerde yer almaktadır. Türklerin savaşçı kimliklerini yansıtan ve savaşlarda kullanılan ok, yay, tüfek, kılıç gibi silahlarda sergilenmektedir. Bu silahların bir kısmı çok eski zamanlarda kullanılmışken bir kısmı ise Kurtuluş Savaşı sırasında ya da Birinci Dünya Savaşı sırasında kullanılmıştır. Geçmişten günümüze hemen her dönemin eserleri bu müzede bulunmaktadır.