Ankara ODTÜ Ormanı

Ankara iklim şartlarının gereği olarak bozkırlara sahip bir şehirdir fakat ODTÜ Ormanı ve yeşilliğinin varlığı çalışmalar neticesinde bozkırın güzel bir ormana çevrilebileceğinin en güzel kanıtı olmuştur. Son zamanlarda yazılı ve görsel basında adından bahsedilen ODTÜ Ormanı Ankara bozkırı içerisinde yemyeşil alanı ile harikalar diyarı gibi şehre göz kırpmaktadır ki yeşil alanın oluşması için yıllarca emek verildiği anlaşılmaktadır. ODTÜ Ormanı için başkentin en yeşil alanı desek yanlış bir ifade olmaz. Tarihin tozlu rafları indirilerek fotoğraflar incelendiğinde 1956 yılında eğitim ve öğretime başlayan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin ilk fotoğraflarında kupkuru bir alan içerisindeki üniversite binaları görülmektedir. Üniversitesinin ilk halinde etrafında tek bir yeşil dalın dahi olmadığı görülmektedir.

1957 yılında üniversiteye tahsis edilen 4 bin 500 hektarlık alanın ağaçlandırma çalışmaları Türkiye Ormancılar Cemiyetiyle yapılan ortaklık ile deneme parsellerinde ilk olarak başlamıştır. ODTÜ’nün kampusunda başlayan ağaçlandırma ve düzenleme faaliyetleri zamanla diğer üniversitelere de sıçramış ve örnek bir çalışma olmuştur. Üniversite rektörünün, öğrencilerinin de bil fiil işin içinde olduğu bu yeşillendirme çalışmaları bozkırı ormana çevirmiştir. Alanda boyları 20 metreyi bulan çınar ağaçları fidanlıkta bulunan 50 fidana ek olarak Bartın Deresinden toplanarak getirilen fidanlardır. O dönemlerde bu kadar büyük çaplı ağaçlandırma projesi yapılmadığından başarılı olup olmayacağı tartışılmış fakat ormancıların da büyük desteği ve yardımı ile bugünkü büyük yeşillik alanın temelleri atılmıştır.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi ormanlık alanda karaçam, sarıçam, Toros sediri, bozkıra özgü diğer ağaç, ağaççık ve çalı türleri bulunmaktadır. Tek iğne yapraklı ağaçlandırmanın yapılmamış olması ekolojik denge açısından da önemlidir. Ormanda, yer örtücü gevenler, çalı olarak da yaseminler, yabani sarı güller, patlangaçlar, kuşburnu, cerhiler bulunmaktadır. Yabani hayatın korunması için de alıçlar, ahlatlar, mahlepler ve bademler ekilidir. Ayrıca ormanda gezintiye çıkanlar Anadolu ormanlarında en yaygın olan palamut meşesini, saçlı meşe ve saplı meşeyi de görme fırsatı bulabilirler. Yenilikçi yaklaşım ile yeşillendirilmiş alanda çeşitli canlı türlerine yaşam ortamı oluşturularak zenginleştirilmiştir. 1995 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü alan bölgede 700 çeşit bitki örtüsü, kelebek ve kuş çeşitlerine rastlamak mümkündür.